Sanal mekanların vazgeçilmezi olan sitelerin başında sanırım Arkadaşlık siteleri en revaçta olanlarıdır. Birbirinden ilginç içerikleri ve konukları olan siteler , ücretli ücretsiz hizmet vermekte. Bunlara birde sosyal ağlar sosyal forumalr eklendikçe piyasa git gide kızışıyor. Reklam veren sitelere bakıldığında arkadaşlık siteleri arasında ki çekişmeye tanık olabilirsiniz.
Bu arkadaşlık sitelerinden bazıları hizmet vermekten çok çıkar amaçlı kurulmuş ya sizden ücret talebinde bulunuyorlarlar yada sizin haberiniz olmadan verdiğiniz telefondan kontör araklıyorlar. Bu konuda bir çok şikayet alıyoruz. Hatta geçen bir arkadaşım bana telefonunda ki 150 kontörün nasıl emildiğini anlattığında baya bir gülmüştüm. O ben söyleyene kadar sebebini bilmiyordu. Üyesi olduğu bir siteye numarasını ve şifresini vermiş sonrsı malum ne kadar kontür varsa emilmiş. Sizler bu konuda ayık olmalısınız. Hiç kimse sizden bir şeyleri boşuna istemiyordur. Telefon ve Kredi kartı numaranızı bu tür resmi olmayan sitelere vermeyiniz. Bu size arkadaş getirmediği gibi cebinizde ki olanakalrınızdanda olma gibi bir sonuç getirecektir..
Dün A.R.O.G vizyona girer girmez perdenin karşısında ki yerimi almak istedim ve son seans 00:00 olarak biletlerimizi aldık. Yanımda çok sevdiğim bir arkadaşım var. Zaten film izleme mevzusuda onun başının altından çıktı , hadi bir film izleyelim mi dediğinde aklıma vizyona bügün girecek olan A.R.O.G geldi .
Keşke gelmez olaydı. Filmden öncesi saat 00:00 gibi son seansta sinema bileti alacaksanız filmin izlenebilirliğinden emin olun . Sizi uyutacak bir filme sakın gitmeyin . A.R.O.G nerdeyse bu tarz bir film diyebilirim . Vizyon öncesi yok 320 espiri var gibi abartılar belki bir nebze gerçek payını içinde barındırsada yapılan espirilerden daha kalitelisini zaten Cem Yılmaz`ın stand-up gösterilerinden izlemiş yada duymuşuz. Belki filmde bir yaratıcı mizah varlığını hissettiriyor. Olaylar üzerinden taş devrinden günümüze göndermeler filan. Ama hepsi bu daha fazlasını isteyen hayal kırıklığı yaşar . A.R.O.G da Cem yılmaz`ın canlandırdığı Arif karakteri , Komutan logar tarafından 1 milyon yıl öncesine gönderiliyor. Arif taş devrinde geleceğe gidebilmenin imkanlarını ararken başından bir takım mizahsen olaylar gerçekleşiyor. Yani film başladığı yerde bitmiyor.
Oysa Cem Yılmaz bu filmde daha yaratıcı olabilirdi. Mesela 1 Milyon Yıl öncesine giden arif Kısa sürede geri dönebilir ve beraberinden 1 milyon yıl öncesine ait arkadaşlar getirebilir güncel tarihte bu insanlarla daha matrak bir konutan logar Mücadelesi izleyebilirdik. Ama Cem Yılmaz geçmişten günümüze gönderme yapmayı yeğlemiş. Bize izlemek düşer dedik ve izledik. Kendi fikrim , ya artık Cem yılmaz yaratıcılığını yitiriyor , yada Artık biz Cem Yılmaza alışmışlığın verdiği bir duyguyla eski tadın hazmı ile yenilerin tadına varamıyoruz. Ben izledim ve düşüncem negatif , filmden birşeyler eksik doğrultusunda , sizlerde izleyip kendi izlenimlerinizi edinebilirsiniz.
Msn Adresi bulma diye bir programın varlığından bahsediliyor. Hatta bunu sitelere kurup , siteye aradığınız kişinin adını soy adını yazıyorsunuz size o kişinin msn adresini buluyor. Peki bu olabilir mi ? Mantıken olabilir ama olduğunu hiç sanmıyorum . Bir çok kişi çevresinde tanıdığı kız arkadaşının msn adresini bulmak için bu yola başvuruyor , Bu talep tabi ki bir çok kişinin dikkatini çekmiş olmalı ki bu mantığa hizmet edecek bir program yada ona benzer bir ssitem geliştirmiş.
Peki olay şöyle bir mantık yürüterek yaklaşalım . Neden mantık yürütücez çünkü henüz bu şekilde bir program bulmuş değilim . Aradığımda söylenemez
ama arayan ve bulup kullanan arkadaşlarım var. Siz kız msn adresi bulmak için o sistemin kurulu olduğu siteye giriyorsunuz, ve kız msn adresi için isim yazıyorsunuz , sonra devam dediniz mi sistem o isimle alınabilecek kız msn adreslerini size sıralıyor. Bu sıralama işlemi yaklaşık bin küsür örnekten oluşuyor artık siz arasından seçtiklerinizi kendi msn programınıza ekleyerek sen o musun , yoksa şumusun ? sorularını sorarak tanışma işlemine geçiyorsunuz . Bu programla mahallede yaşayan kız arkadaşınızı bulurmusunuz bilemem ama listesine eklenmediğiniz bir çok kız msn adresi bulacağınıza emin olun.
Açık kız msn adresleri bulmak hesabı aktif olan bir kızın msn adresine ulaşmak bu tür programlarla oldukça zor bir ihtimal ama hani sizler denemeden bunun haklılığına inanmayacaksınızdır. Deneyin derim o zaman. Ama kız msn aderis bulmak yada msn üzerinden arkadaş edinmek istiyorsanız . Arkadaş sitesinden bir adım atmaya ne dersiniz. Hem siz kız arkadaş edinin hemde erkek arkadaş arayan kişilerin size ulaşmasına imkan tanıyın .
Cinsel işlev bozukluğu hastalık alarmıymış.
Önemli bir profesörümüz, geçenlerde, erkeklerde kalp ve damar rahatsızlıklarının ilk belirtisinin cinsel işlev bozuklukları olduğunu söylemiş.
Yani baktın ki tık yok, hastaneye…
- Hocam benim şu kalp damara bi bakar mıydınız?
- Hayırdır? Ne gibi şikâyetleriniz var?
- Şoolmyor da!
- N’olmuyor?
- Şey yani!!!
- Oradan kalbe hızlı bir geçiş yapmışsınız ama yine de bakalım…
- Yoksa kalple alakası yok mu hocam?
- Olmaz mı, alakası var tabii ama bazen kalp olmadan da olur o işler!!!
Mesela yani…
O doktor ben olsam diyalog farklı olurdu tabii…
Nasıl mı?
- Hocam şu benim kalp damara bakar mıydınız?
- Ne o? Tık yok galiba?
- Hı? Yüzümden anlaşılıyor mu yoksa hocam?
- Yapmadığın mı?
- Öyle yüzüme yüzüme söylemeyin hocam, çok fena oluyor.
- Başkası söylese daha mı iyi?
Veya kız arkadaşıyla konuşuyor?
- Ya, kalbim ağrıyor gibi…
- Vermeyeceğim…
Belki de arkadaşıyla dertleşir…
- Ben bi kalp damarıma baktırayım diyorum.
- Kalp damar derken?
- Yani… Anla işte!
- Bak bakim şu yürüyen kadına. Aklından ne geçiyor?
- Elindeki dosyalara mı?
- Tamam abi, sen git doktora…
Oysa benim bu konudaki fikrim biraz farklı.
Hatta tam tersi…
Bana göre, cinsel işlev bozulduğu zaman, kalp damar vs. hastalıkları ortaya çıkıyor.
Yani hasta olduğun zaman cinsel bozukluk değil de, cinsel bozukluk olduğu zaman hastalıklar başlıyor.
Bakın zaten tam o yaşlar…
Açık konuşayım isterseniz, yani insanlar artık sevişmemeye başladığı zaman hastalıklar ortaya çıkmaya başlıyor.
Ha, siz şimdi diyeceksiniz ki, adamın bir rahatsızlığı var da, canı istemiyor ya da işlevsizlik ortaya çıkıyor…
Yumurta-tavuk hesabı…
Onu bilemem.
Bu işlerde olaylar genelde şöyle gelişir: Yaptıkça yapası, yapmadıkça yapmaması gelir insanın.
Öyle bir nokta vardır ki…
İnsanın öyle bir dönemi vardır ki, bıçak gibi kesilir bu işler.
Evet, aynen öyle, bıçak gibi…
Bir gün bir hesap yaparsın, “Anaa… Tam 1 yıl olmuş. 1 yıl!”
Çook uzak bir hatıra gibi…
Sanki daha önce hiç yapmamışsın gibi…
Hatta başkaları da artık yapmıyormuş gibi…
Ama ne yazık ki hayat devam etmektedir ve insanlar sevişmektedir.
Heh heh hee…
Daha da kötüsü, senin sevişmediğin her halinden anlaşılmaktadır.
Hani geçenlerde ’sevişmiş insan nasıl anlaşılır’ı yazmıştım ya…
Bakın bu sefer de sevişmeyenini yazayım.
Yazayım mı?
Şöyle kısaca, ana hatlarıyla…
Kasvet çöker.
Zor güler.
Acımasızlaşır.
Bencilleşir.
Etikçilere katılır.
Sanki daha önce hiç sevişmemiş gibi davranır.
Asabileşir.
Panikataklaşır (Özellikle kadınlar).
Kendini fazla önemsemeye başlar.
Ve biliyorsunuz, bunun reçetesinde bir tek ilaç yazar.
O da her eczanede bulunmaz! (Ne alakası varsa!)
Dilek Önder/Vatan
Merhaba canlarım yine bir anımla sizlerle birlikteyim . Bügün size anlatacağım olay Taksimden bakırköye giderken başıma geldi. İstiklal caddesinden Bakırköy dolmuşlarına doğru ufak adımalrla öyle etrafı süze süze yürüyorum .Vitrinlerde ki elbiseler , çevremde gezen insanaların giyindikleri , moda ne filan derken dolmuşa durağına vardım. Önümde yaklaşık 35 kişi filan var ve dolmuş ortalıklarda yok. Bekleye durmuş bir yandan kulağımda ki müzikle kendi kendime mırıldanıyorum dalmışım , hemen arkamda bekleyen genci fark etmemişim bile. Bir dolmuş gelip gittiğinde ben en önde diğer gelcek dolmuşu bekliyorum . Arkamda ki gencim kız arkadaş grubu varmış onlarda geldiler, ben müziği az biraz kısıp gençlik ne konuşuyor kulak kabartayım dedim , biz kadınalrda alışkanlık olsa gerek. Çocuk akriyer filan , kızlarda ne yedik ne içtik muahbbetinde , zaten hangi kız günü birlik yaşamıyor ki . Çocuğun konuşmaları hoşuma gitti , ciddi ciddi gelecek planlanlıyor ve konuşmalarından anladığım kadarı ile planladığı geleceğinde yanında bir kız arkadaşı yok.
Dolmuşumuz geldi ben hemen kapının yanında ki koltuğa geçtim kızlar arkamda ki sırada oturunca çocukta yanıma oturdu. Arkasını dönüp kızalrla konuşmaya devam etti. Dolmuş kalkacak kadar dolduğunda konuşmaya ara verdiler ve çocuk benim camımdan dıaşrıyı süzüyordu. Bende arada ona bakıyor zekası yüksek olan bu kişinin yüz hatlarında ki çekiciliği fark ediyordum. Bir ara göz göze geldik ve gülümseme ihtiyacı hissettim çocukta gülümsemişti , sanırım onunda öyle bir ihtiyacı vardı. Bakırköye gelmeden kız arkadaşalrı indiler ve biz sondurağa kadar birlikte gittik , gelmemize az bıraz kaldı ki çocuk bana dönüp ” dinlediğiniz Evenessence mi dinliyorsun ” dedi .Kafa mı salayarak onaylayınca ” Güzel parçaları var ben onu Hero parçası ile dnlemeye başalmıştım , dinlediniz mi ?” . Hero mu en sevdiğim parçadır girişi ile inerken biel konuşuyorduk .sonra afrk ettim ki aslında gideceğim yönde değilim . Caruesel`in önüne gelmiştik ve sanırım o içeri girecekti. ” Vaktiniz varsa size bir içecek ısrmalayabilir miyim ?” ( Ahh deli oğlan tabi ki ) içimden geçen bunalrdı ama ben bilmiyorum aslında gitmem gerek ama sizide tanımak isterim filan dedikten sonra içeri girdik. Adının Barış olduğunu kapıda söyledi. Memnuniyet dileklerinin ardından içeri girdik ve üst katta ki Mc Donalds`tan birar Nescafe alıp masaya oturduk . Yarım saat filan sohbetin ardından çocuk bana durakta kız arkadaşalarına anlattığı hayallerinden bahsetti ve bu gelecekte birlikte olabilirmiyiz sorusunu yöneltti . Hiç kaaçr mı ama önce biraz daha tanısak fikrinden sonra cep numara alışverişine girdik ve daha sonra görüşme temennisi ile ayrıldık. Akşam eve gidince mesaj geldi tabi ki ondandı , ve benden çok etkilendiğini yazmış . Bende aynı karşılıkla cevap verdim .
Anlıycanız canalrım ben aşık oldum darısı sizin başınıza . Ama bizde nerde o kısmet diyeniniz varsa Taksim - Bakırköy hattına bir göz atın derim . Bir sonra ki anı paylaşımımda görüşmek üzere..