Hani başlığı okuyupta “Aman çok büyük bir kayıp , millet sevgilisini yeri geliyor belki 1 yıl görmüyor” diyeniniz vardır. Bu benim ilk ayrılığım olacak. Kız arkadaşım gideceği yerde internettende mahrum kalacağı için msnde yazışma gibi bir olanağımızda olmayacak. Büyük bir ihtimalle gündüzleri abiside yanında olacağından telefon gibi bir alternatifde söz konusu değil. ama biz Ferhat neslindeniz dağ delcek kadar büyüktür bizim aşkımız , engellere takılıp düşeceksek zaten sevmeyelim dimi , bir yolunu bulup aşmak lazım. Aklıma ilk önce eski haberleşme araçlarından ateş yakıp duman sistemini kullanmak geldi , lakin onu kullanmamıza anayasal engel var , ateş yakıp Allah korusun bir ormanı heba edebiliriz , her ne kadar bizim aşkımız büyük olsada bir ormanın varlığına kasdedecek kadar değil . He dersiniz ki al önlemini kardeşim ormansız bir alanda yak sende filan ama o yöntem bana çok ilkel geliyor daha yaratıcı bir yol bulmak lazım. Mesela kuş bacağına not filan bağlayıp göndersem mi diye düşünüyorum ama , kuşu kız arkadaşımla benim aramda gidip gelcek şekilde eğitmek zaten bir yıl sürer bizim topu tüfeği 1 haftamız var.
Şimdi soru şu siz bu şekilde bir ayrılık yaşasanız. Kız ardaşınız msnye giremese , telefon açamasa filan ansıl ir yol izlerdiniz. Hadi ama aman 1 hafta unuturum demeyin , biliyorum ki unutamazsınız . Kız arkadaşınızdan ayrı kalmayı kabullenemezsiniz. Hadi bakalım yaratıcı kişiliğinizi öne çıakrtıp sizden uzakta iletişim imkanı olmayana kız arkadaşınıza mesaj gönderin.
Facebook eski arkadaşalrını bulma platformu uzun bir süredir , sosyal platform olma mücadelesi vermeye çalışıyor. Bu belki A.b.d ve avrupa ülkelerinde mümkün olabilir , çünkü Facebook ilk orada hayat buldu ve eski arkadaşlarınızı bulun derken yanında sosyallik ibaresini kullanmayı ihmal etmedi. Yani Facebook oraalrda sadece kayıp aranıyor ilanı vermeden önce sosyal özelliklerinizlede çevre edinin sloganını gün yüüzne çıkardı. Bu anlamda belki başarılı olamadı fakat daha sonra içeriğine eklediği bir çok modül sayesinde kullanıcılarının site üzerinde daha fazla zaman ayırıp çöpçatanlık dışında uğraş verebileceği özellikleri ekledi. Daha sonra bu platforma kendi dışında ki sosyal platformalrda paylaşılanların çekilmesini sağlayan apilicationlar geliştirdi. Ve kullanıcı Facebook dışında ki fanı olduğu sayfalarda ki paylaşımalarını profiline taşıyarak bakın ben internet üzerinde bunalrla meşgulüm deme şansı buldu. Bu ne kadar getirir bilemem ama , şu bir gerçek ki Facebook kendi alemini yaratmayı başardı. Bu neden ve nasıl söylediğimden önce bana nasıl söylettiler onu paylaşmak istiyorum .
Dün bir kız arkadaşımla karşılaştık ve sohbete başaldık derken söz Facebooktan açıldı ve benim anlık durum bildirgeçimde ki bir söylem ve onun üzerinden yapılan yorumalra geldi. Benim anlık durumda sarf ettiğim Ruh halime o kız arkadaşımın dışında ki kişilerden gelen yorumlar absürt yada aykırı içerikli olduğundan bana çıkıştı biraz. ” O nasıl diyalog , Facebook Aleminde bence size yakışmadı” Evet arkadaşım bana bu cümleyi kurdu ve ekledi senin benim profilimde gözükmenden utandım .
O bu cümleleri sarf ederken içimden ” Hasmiktir mualla, facebook ve alem ne alaka ” düşüncesi yeşermeye başladı. Tam ters cevaplar dizesine başalyacaktım ki , kırıcı olma gibi bir durumun söz konusu olabileceği aklıma geldi. Sonuçta kimileri bu gibi sanal platformalrı önemsiyordu. Ve karşımda ki kız arkadaşım bunalra örnekti . Eğer öyle olmasa kalkıpta sokakta yan yana durmaktan utanmadığı birinin söylemlerinden ötürü Facebook profilinde gözükmesinden utanırmıydı
Ben yinede değişik bir ses tonu ile yaklaşmaya karar verdim , ve girdim söze , dedim hani eskiden Facebook yoktu hani herkes arkadaştı oyunlar filan vardı , o zamanlar ne güzeldi
Bizelr dıaşrı çıakrdık sizler dıaşrı çıakrdınız, oyunalrın sonu gelmez birbirimizi daha yalın tandırdık , işte o zamanalrda değiliz dedim . Şimdi hayatımızda sanal denen bir alem var ve ben zaten sokakta buyum ve sen benim bu yönlerimi biliyorsun ben sanalda olacaksam bu şekilde olmak istemem farklı bir kimlikle barınmak siterim . Sokakta ki mütevazi kişiyi sanal alemin kapısında bırakırım ve olmak istediğim aykırı bir kişilğe bürünüp tam analmı ile pij olurum bu sana orda yanlış gelebilir çünkü sen beni böyle tanıyorsun . Orda ki diyalog kurduğum kişilerse pij olarak tanıyor yani sana burda ki gibi gözükmek için sanal üzerinden tanıştığım kişilere farklı gözükmem gerekecek , o yüzden ben sana bu şekilde sokakta gözükeyim onalra o şekilde orda. Sen orda ki bana karışma orda ki bende burda ki sana karışmayım he nedersin .
Biliyorum çok karışık bir uslup kullandım ama analamışsınızdır .
Lafın özüne gelcek olursak sanal platformda tanıdığınız insanlar yada sokakta birlikte yürüdüğünüz kişiler farklı alemlerde size farklı gelebilir nihayetinde boyut değişimi yaşıyorsunuz bunu normal karşılayıp birbirinizi kaybetmeyin boyutlar arasında.
Sevişme müziği diye bir olay çıkardılar . Zaten nasıl bir memeleketsek hergün anlamsız tuhaf şeyler çıakrmaktan işe yarar olanlara fırsat bulamıyoruz. Biri çıkıyor benim seviişme müziğim şu diye bir şeyler saçmalıyor ardından köşe dır dırcıları başlıyor yazıp çizip karalamaya , yok efendim caz daha iyi , yok ben hip-hoptan başkasında vermem, yok rock olsun sen beni tanıyamazsın, olmaz kardeşim ille da arabesk olacak falan filan. Manyak mısınız kardeşim şevişmenin müziği tüzüğü mü olur sevişir gidersin . Kendi içinde ki sesi dinlersin o nasıl sesleniyorsa kendini onun akışkanlığına bırakırsın. Bu saaten sonra size sevişmek dışardan gelen bir itekleme beklemez içsel dürtülerle yaşanır diye altı çizilecek bir laf mı etmem lazım illa.
- Sevişme müziği var mıydı?
- Tabii… Ne tür istersiniz? Romantik, tutkulu, fantezi…
- Hımmm… Romantik başlasın, tutkulu devam etsin, fantezili bitsiiiin.
- Oldu! Üçünü alana, bir orgazm sigarası promosyonumuz var zaten.
Mesela yani…
O hale gelirmişiz!
Veya adamın evine gitmişsin, “tercih ettiğin bir sevişme müziğin var mı yoksa bana mı bırakırsın?” diye soruyor…
“Ben yanımda getirdim, her yerde bulunmuyor da” deyip çantandan çıkaracaksın falan!!!
Hani Nil Burak “sevişme müziğim Orson Welles” demiş ya…
Oradan yola çıktık…
Dilek Önder /Vatan
Öncelikle bu yazıyı sabahın köründe yazdığım için yayınlanma anından itibaren okuyanları düşünerek bir günaydın çekmek istiyorum. Yazının başlığında belirttiğim gibi günlerden çarşamba. Aslında bügün haftalık günü yani bir nevi kısa dönem zengin olucam. Ama nedense bügünü hiç sevmiyorum , nedeni tam hafta ortası olması sanırım. Günlerin hem hızlı hemde ne kadar yavaş ilerlediğini , parayı aldıktan sonra diğer haftayı düşünmeye başladığımı biliyorum. Aslında günün güzel yönleride var , mesela bügün aldığım haftalıkla kız arkadaşımı sinemaya götürcen ordan Capacity alış veriş merkezinde bişiler yeriz diye düşünüyorum. Tüm bunları bügünün getirisi olarak alacağım haftalığın yanına yazabilirsiniz.
Normalde sabah 06:30 öncesi yataktan dışarı ayak atmışlığım yoktur , doya doya yatmayı marifet bilirim ama nedense çarşamba günleri bu marifetten yoksun kalıyorum ve saat 05:30 ayağa dikiliyorum. Az önce kız arkadaşıma bakmak için msn adresimi açtım belki o da benimle aynı hissiyata sahiptir düşüncesi ile ama her çarşamba olduğu gibi yine kalkmamış yada kalksada o beni düşünmediği için msn programını açmamış. Sağlık olsun ne diyelim gün boyu bana ayırdığı zamanı topladığımda inanın hatırı sayılır bir süreye tekabül ediyor , sırf bu yüzden çarşamba günleri beni kendi bunalımımla baş başa bıraktığı için ona kızamıyorum.
Neyse sabah sabah sizinde başınızı ağırttım hemde zamanınızı çaldım , şimdiden affola diyor ve size gün boyu esenlikler diliyorum..
Kadının tanrı tarafından yaratılışı bir çok mitte farklı olarak günümüze gelmiş olsada bügün biz kızların kendilerine yönletilen ( Genelde erkeği kızdırdığımızda söylenir ) Allah bu kadınalrı neden yarattı ? sorusuna hint mitolojisinden alıntı yaparak cevap verebilirler. Çünkü hemen hemen gerçeğe ve akla en uygun olan bu .
Kadının Yaradılışı:
Tanrı,
-Yaprağın hafifliğini
-Ceylanın bakışını
-Güneş ışığının kıvancını
-Sisin gözyaşını aldı
-Rüzgarın kararsızlığını
-Tavşanın ürkekliğini buna ekledi
-Onların üzerine taşların sertliğini
-Balın tadını
-Kaplanın yırtıcılığını
-Ateşin yakıcılığını
-Kışın soğuğunu
-Saksağanın gevezeliğini
-Kumrunun sevgisini kattı
-Bütün bunları karıştırdı, eritti ve kadın yaptı
Yarattığı Kadını, Erkeğe Armağan Etti..
Erkeğin Yaratılışı:
Tanrı,
-Kaplumbağanın yavaşlığını
-Boğanın bakışını
-Fırtına bulutlarının kasvetini
-Tilkinin kurnazlığını
-Boranın dehşetini aldı
-Sülüğün yapışkanlığını
-Kedinin yaramazlığını
-Hindinin kabarışını
-Gergedan derisinin sertliğini onlara ekledi
-Bunların üzerine ayının kabalığını
-Bukalemunun şıpsevdiliğini
-Sivrisineğin vızıltısını kattı ve erkeği yarattı…
Yarattğı Erkeği Adam Etsin Diye Kadına Verdi..